AHİYAN

Ahilik Kültürünü Tanıtım Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Haberler
HABERLER

Salihli'de Ahilik Kutlamaları

E-posta Yazdır

Salihli'de Ahilik 12. Kez Kutlandı

Salihli'de Ahilik 12. Kez Kutlandı

Manisa’nın Salihli ilçesindeki Madeni Eşya Sanatkarları Esnaf Odası tarafından her yıl düzenlenerek geleneksel hale getirilen Ahilik Kültürü Haftası’nın 12’ncisi düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törende Yılın Ahi Beratı ödülü 45 yıllık oto elektrikçisi Muharrem Telli’ye verildi.

Yüksel Hisar Başkanlığı’ndaki Salihli Madeni Eşya Sanatkarlar Odası’nın oda hizmet binası önünde düzenlediği törene, Kaymakam Turgut Çelenkoğlu, Belediye Başkanı Zeki Kayda, İlçe Emniyet Müdürü Sayım Başaran, Büyükşehir Salihli Koordinatörü Ali Rıza Ünveren ve Esnaf Odaları Başkanları ile esnaflar katılırken, törende Yılın Genç Girişimcisi, Yılın Kadın Girişimcisi, Meslekte 25. Yıl Onur, Hizmet Şeref ve Takdir Belgeleri sahiplerini buldu.

Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Madeni Eşya Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı Yüksel Hisar, oda olarak Ahilik Kültürü etkinliğinin 12’ncisini düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Yüksel “Ahilik; sanatın, ticaretin ve mesleğin, olgun kişilik, güzel ahlak ve doğrulukla yoğrulduğu, kökleri çok eskilere uzanan bir geleneğimizdir. Anadolu’da Ahilik, Ahi Evran tarafından kurulmuştur” dedi.

devamı için >>>

 

Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Kongresi İstanbul’da

E-posta Yazdır
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Esnaf ve Sanatkârlar Derneği ESDER, İstanbul’da Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Kongresi düzenleyecek.

TASAM ve ESDER tarafından ana teması; ‘’Üretim - Tüketim Sosyal Sorumluluk, Eğitim İş Modeli” olarak belirlenen ve ‘’Medeniyet İnşası: Referans Değerler, Kurumlar, Kişiler’’ etkinlikleri çerçevesinde model proje olarak tasarlanan Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Kongresi, 13-14 Ekim 2016 tarihinde İstanbul Bayrampaşa Wish More Hotel’de gerçekleştirilecek.

Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Kongresi, uzman akademik çevreleri ve düşünce kuruluşlarını bir araya getirmeyi, bu çerçevede Türkiye’de kamu, akademi, STK’lar ve iş dünyası temsilcilerinin dâhil olacağı bir tartışma platformu oluşturmayı amaçlıyor. Bu kapsamda yürütülecek çalışmaların, mevcut resmî ve sivil kurumlar arasında işbirliği imkânlarının geliştirilmesine de çok yönlü faydalar ile önemli katkılar sağlaması ve hazırlanan bu model proje içinde, Ahiliğin Türkiye ve dünya için her ölçekte uygulanabilir “iş ve eğitim modeli” potansiyelinin kurumsallaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Kongre’nin alt temaları; “Üretim, Tüketim ve Eğitim Modeli Olarak Ahilik ve Ahi Evran”’,  “Otokontrol Müessesesi Olarak Ahilik”; “Sosyal Politikalar, Sivil Toplum ve Ahilik”, “Sosyal Güvenlik, Sağlık ve Ahilik”, “Çok Boyutlu Güvenlik ve Ahilik (Orta Sınıfın Tasfiyesi ve Mikro-Milliyetçiliğin Etkilerinin Önlenmesi vb)”, “Çok Boyutlu Refah ve Siyasi İstikrar İçin Ahilik”, “Tüketici Hakları ve Ahilik”, “Emek, Sermaye ve Ahilik”, “Tarihî, Sosyal ve Kültürel Değerlerin İhyası İçin Ahilik”, “Yeni Kurumsal Modellemeler; Baciyan-ı Rum, Ahiyan-ı Rum, Abdalan-i Rum, Gaziyan-ı Rum” olarak belirlenmiş.
Devamını oku...
 

II. Uluslararası Harakani Sempozyumu 16-18 Ekim 2014

E-posta Yazdır

Program

Bildiri özetlerinin son gönderilme tarihi 25 Eylül'e kadar uzatılmıştır.

1. Bildiri özetlerinin en son gönderilme tarihi: 25 Eylül 2014

Bildiri özet formu için tıklayınız

2. Bildiri tam metinleri sempozyumdan sonra istenecektir

3. Sempozyum son kayıt tarihi: 7 Ekim 2014

4. Sempozyum tarihi: 16-17-18 Ekim 2014 

İletişim 

Şahika BOÇNAK

Telefon: 05383132042

E-posta: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

17 Ekim 2014 - Cuma

sempozyum programı için tıklayınız

 

Sarajevo Ahilik Symposium

E-posta Yazdır

The Role Of ‘Ahilik’ in Establishing Social Peace in The Balkans 

INTERNATIONAL SYMPOSIUM

SEPTEMBER 21-23, 2012

Ahilik (Akhism) has been an efficient organization in the geography of Anatolia and Rumelia for almost 500 years. This institution which was very powerful in the areas of politics, economics, ethics, and in the military field, has also been an effective and decisive organ in the formation of social life and in the development of state and society organizations.

The primary objective of this symposium is to present, share and negotiate the ideas according to the regulations drawn from 500 years of experience, in terms of current socio-economic and political life, and organizing their life cycle. In addition, it is expected from academic studies that; with the aim of developing practical application models and examining the principles and social structure of Ahi Community, beneficial results will be adapted to the current conditions and practical applications. The symposium languages are English, Turkish and Bosnian.

Devamını oku...
 

Eskişehir Mevlevihanesi, CUMARTESİ PROGRAMLARI

E-posta Yazdır

ESKİŞEHİR MEVLEVİHANESİ KÜLTÜR DERNEĞİ

 Eskişehir Mevlevihanesi Kültür Derneği Sunar

28 Eylül –30 Ekim 2010 


CUMARTESİ PROGRAMLARI

Her Cumartesi saat 15.00'de
Yer: Eskişehir Mevlevihanesi Kurşunlu Külliyesi Semahanesi (Lületaşı Müzesi yanı)
Etkinlikler ücretsizdir

  • 25 Eylül 2010- Tasavvuf Müziğinin Şifası
  • 09 Ekim 2010- Afyon’da Mevlevilik ve Afyon Mevlevihanesi
  • 16 Ekim 2010 - Post-nişînlikten Aşkın Sultanlığına: Manisa'da Mevlevilik ve Mevlevîler
  • 30 Ekim 2010 - Yenikapı Mevlevihanesi son post-nişinleri


Eskişehir Mevlevihanesi Kültür Derneği
Dede Mahallesi Yeşilefendi Sokak No.3
(Kurşunlu Cami yukarısında, Osmanlı Evi sokağında)
Odunpazarı Eskişehir 26030
Tel: 0 222 231 00 10

www.emev.org

 

Baciyan-ı Rum Belgeseli'nin çekimleri tamamlandı

E-posta Yazdır

Metin yazarlığını ve senaristliğini Süheyla Taşcıer’in yaptığı Baciyan-ı Rum adlı belgeselin Kırşehir, Kayseri, Konya, Ürgüp, Tatvan ve Kars’ta gerçekleştirilen çekimleri tamamlandı. Güpgüpoğlu Konağı gibi tarihi mekanlarda gerçekleştirilen çekimlerde 100 kişilik ekip görev aldı.

Yapımcılığını Nuh Mete Deniz'in yaptığı belgeselin yönetmenliğini ise Hüdaverdi Yavuz yapıyor. Selçuklu döneminde Ahilik teşkilatının bir alt kolu olarak kurulmuş kadın örgütü olan "Baciyan-ı Rum"un kuruluşu ve Moğol istilası sonucu yıkılışına kadar olan dönemi ele alan belgeselde Erciyes etekleri, Karpuzseki bölgesinde de çekimler yapıldı.

Devamını oku...
 

Ahi Yâran Meclisinde Bir Gece

E-posta Yazdır


Osman ÇEVİKSOY 

Nasip kısmet…

Çankırı Ahi Yâran MeclisiBir yıl önce, Mehmet Akif Erbaş’ın yâran meclislerini konu alan ödüllü belgeselini izlerken bu geleneğin Çankırı’da bozulmadan devam ettiğini öğrenmiştim. Ahiliğin temel prensipleriyle toplumun her kademesinde görev alacak üstün karakterli insanlar yetiştirmeyi hedefleyen “yâran” ocağının yakılıyor ve yaşatılıyor olması gerçekten heyecan vericiydi. Yâran meclislerinin belgeseldeki canlılığıyla yaşadığına tam olarak inanmak istiyordum. Bunun en kestirme yolu da bir yâran meclisinde bulunmaktı. Avrasya Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu olarak Çankırı Ahi Yâran Meclisi’nden davet alınca sanırım en çok heyecan duyan ben oldum.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Yakup Deliömeroğlu, Başkan Yardımcısı Ali Akbaş, yönetimden Osman Çeviksoy (ben), İran Türkmensahra’dan sanat tarihçisi Abdurrahman Deveci olmak üzere dört kişi 30 Ocak 2010 Cumartesi günü 15.15 otobüsüyle yola koyulduk.
Sis ve yağmur dışında hava muhalefetiyle karşılaşmadık.
Yolculuğumuz güzel geçti.

Sıcak karşılama…

Otobüs terminalinde bizi, Türk Ocakları Çankırı Şubesi Başkanı Ali Harmancı, yönetimden Çankırı Yazarlar ve Sanatçılar Derneği Başkanı Ahmet Kurt, Nuri Erkenci karşıladı. Dostça, içten bir karşılamaydı bu. İnceden inceye çiselemekte olan yağmur bizi ıslatmasın diye Nuri Bey minibüsü neredeyse otobüsün kapısına dayamıştı. Terminalden doğruca Türk Büro Sen Çankırı Şubesi Başkanlığına götürüldük. Orada bizi bekleyen Başkan Metin Memiş, Emekli Edebiyat öğretmeni, aynı zamanda Çankırı Aksakallarından Fikri Demirok ve Nüfus Müdürü İlyas Haliloğlu’yla tanıştık. Fikri Bey’in eski halini bilenler sakalın ona yakıştığını söylediler. İlyas Bey, on gün önce dede olmuştu, ihtiyarlık imasında bulunmak suretiyle ona takılarak sevincini paylaştılar…

Yâran meclisinde yemeği ancak gece yarısına doğru yiyebileceğimiz için arkadaşlar hazırlık yapmışlardı. Tıka basa olmamak kaydıyla karınlarımızı doyurduk. Mecliste yemek yemezsek, gevşek davranırsak cezası vardı. Bu bilginin ne kadar gerçek olduğunu meclis yemeğinde anlayacaktık.

Takdim ve tanışmadan hemen sonra başlayan yemek ve çay faslında devam eden sohbet ne kadar tatlıysa saatin hangi ara 19.30 olduğunu anlayamadık. 20.00’de Yâran Meclisi’ne kabul edilecektik. Gecikmek olmazdı. Yıllarca yâranlık yapmış Fikri Bey bizleri kısaca bilgilendirdi. Meclise kabul vaktimiz yaklaştıkça heyecanımız ve merakımız artıyordu. Yakup Bey yâran meclislerinin yabancısı olmadığından rahattı.

Hükümdar huzuruna çıkar gibi…

Çankırı Ahi Yâran Meclisi

Bir önceki belediye başkanı tarafından Ahi Yâran Meclisi Gençlik Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği’ne tahsis edilen Yâran Evi’ne gittik. Meclisten önce misafir evine (odasına) alındık. Orada, içeriye nasıl gireceğimiz, nasıl selam vereceğimiz, sonra ne yapacağımız bir kere daha hatırlatıldı.

Hükümdar huzuruna alınacakmışız gibi bir duyguya kapıldım. Derken elinde turasıyla Çavuş geldi.
“Buyurun misafir ağalar!” dedi.
Çavuş önde, biz arkada yâran evine girdik.
Ev geniş, yüksek ve ahşap tavanlıydı. Duvarlar, iki boy işlemeli siyah kare kumaşlarla simetri gözetilerek süslenmişti. Karşı duvarın tam ortasında ocak vardı. Süslü ocağın iki yanında ve bitişik duvarlar boyunca minderli, yastıklı sedirler uzanıyordu. Minderlerin üstü, yastıklar halı kaplıydı. En görkemli iki köşe, ocağın sağ yanındaki Büyük Başağa’nın, ocağın sol yanındaki Küçük Başağa’nın köşeleriydi. Üzerleri kapalı, yanları tüllü, minderleri yüksek, işlemeli, büyük, beyaz yastıklarla desteklenmişti. Taban tamamen halılarla kaplıydı. Ortasında ocak yanan duvarın Küçük Başağa tarafında “Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi!” Büyük Başağa tarafında “Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi!” yazılıydı.

Devamını oku...
 

Günümüzde Ahilik Nasıl Olmalı?

E-posta Yazdır

 

Kuru Kuruya Ahilik

GEÇMİŞTEKİ her güzel hasletimizi hatırlamak gibi, Ahilik teşkilatını da senede bir hatırlamak güzel ve insana “bak biz eskiden neymişiz” duygusunu tattırıyor.

Tıpkı atalarımızın dünyaya hâkim olduğu yılları düşündüğümüzde, aidiyet duygusuyla beraber gururlandığımız gibi.

Ne var ki birçoğumuz, geçmişteki güzel özelliklerimizin olmasının; bizim bugünümüze bir ateşleyici özellik veya tecrübe anlamında bir getirisinin olması gerektiği düşüncesinde olsa da, atalarımızın özellikleri pratikte pek işimize yaramıyor.

Konumuz Ahilik.

Ahilik haftasında, resmi mesajlar maşallah sağanak halinde geliyor.

İyi de oluyor.

Bir esnaf teşkilatı olan Ahilik teşkilatının amacının, sosyal bir organizasyon olmasının yanında asıl adam gibi adam yetiştirmek olduğunu, az çok hepimiz biliyoruz.

Ahilik; mensuplarının manevi eğitimine önem veren, hatta birinci derecede amacının ahlaki özelliklerle mücehhez / donanımlı esnaflar yetiştirmek olduğunu bildiğimiz bir teşkilattır.

Bunları biliyoruz.

Ama asıl yapılması gerekeni yapmıyoruz.

Şudur asıl yapılması gereken:

Madem ki Ahilik ilkeleri, bizim ulaşılmasını arzu ettiğimiz ahlaki donanımlar içermektedir, o halde bugün, içinde bulunduğumuz zamanda bu ilkelerin neresindeyiz ve o ilkeleri hayata geçirmek için esnaf teşkilatı (DESOB) ve yerel yönetimler olarak neler yapabiliriz, buraya çoktan geçmiş olmamız gerekir.

İşe şuradan başlanabilir:

1- Ahilik ilkelerini içinde bulunduğumuz zamana güncellemek.

2- Ahilik ilkelerinin günümüzde nasıl uygulanabileceğini tartışmak.

3- Genel politikalarla, Esnaf odalarının ve yerel yönetimlerin konu bağlamında sorumluluklarını belirlemek.

Aklıma ilk gelen bunlar.

Hatta belki, belki değil mutlaka, Ahilik şartnamesindeki maddelerin bazılarının hiçbir ilave düzenleme gerektirmeden uygulanabilirliği vardır da haberimiz yoktur.

Mesela pazaryeri esnafından bazılarının alışkanlık haline getirdiği sağ gösterip sol vurma (birinci sınıf malı gösterip üçüncü sınıfını çakma) meselesinin üstesinden nasıl gelineceği konusunda kafa yorulabilir.

Veya ne bileyim, vitrinine yüzde seksen indirim yazısı yazan esnafın kazancının sorgulanabilirliği konularına kafa yorulabilir.

Bu ve benzeri hiçbir üretkenlik göstermeden her yıl kutlanan Ahilik Haftası, kusura bakmayın ama dostlar, bana biraz yasak savma gibi geliyor.

Eğer bu bir “emir komuta” meselesiyse, bunu en başta “Ahilik Haftası kutlanacak, kutla!” emrini verenler sorgulamalıdır.

http://www.duzcepostasi.com/makaledevam.asp?id=1925

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 2